Her geç konuşan çocuk otizmli değildir. Otizm spektrum bozukluğu ile gecikmiş dil ve konuşma arasındaki temel farkları karşılaştırdık.
Konuşmanın gecikmesi, otizmin en sık fark edilen ilk işaretlerinden biridir. Bu yüzden geç konuşan çocuğu olan pek çok aile "Acaba otizm mi?" sorusunu sorar. İki durum başlangıçta benzer görünse de önemli farklılıklar taşır.
Temel fark: sosyal iletişim
Gecikmiş dil ve konuşmada çocuk konuşamasa bile iletişim kurmak ister. Göz teması kurar, işaret eder, jest ve mimik kullanır, ilgisini sizinle paylaşır. Otizmde ise sorun yalnızca konuşmada değil, iletişim isteğinin ve sosyal etkileşimin kendisindedir.
Karşılaştırma
Gecikmiş dil ve konuşmada genellikle:
- Göz teması ve sosyal gülümseme yaşına uygundur
- İsteklerini işaret ederek, jestlerle anlatır
- İlgisini çeken şeyleri size gösterir
- Taklit eder, hayali oyunlar oynar
- Adına tepki verir
- Tekrarlayıcı davranışlar ve belirgin duyusal hassasiyetler beklenmez
Otizm spektrum bozukluğunda ise sıklıkla:
- Göz teması kısa ya da seyrektir
- İsteklerini yetişkinin elini aracı olarak kullanarak belirtebilir
- İlgisini paylaşmak için göstermez (ortak dikkat azdır)
- Taklit ve hayali oyun sınırlıdır
- Adına tepkisi tutarsız olabilir
- Tekrarlayan hareketler, rutinlere bağlılık, duyusal farklılıklar görülebilir
- Ekolali (duyduğunu tekrar etme) olabilir
Tanıyı kim koyar?
Otizm tanısı çocuk psikiyatristi ya da gelişimsel pediatri uzmanı tarafından konur. Dil ve konuşma terapisti, iletişim becerilerini ayrıntılı değerlendirerek bu sürece önemli katkı sağlar.
Kaynaklar ve referanslar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir uzmanın muayene, tanı veya tedavisinin yerini tutmaz. Kendiniz ya da yakınınız için bir dil ve konuşma terapistine danışınız.
Tüm yazılara dön